Uğur Yücel’in yönettiği, Kubilay Tat’ın senaryosunu yazdığı Ejder Kapanı, set kapılarını basın mensuplarına açtı. TMC’nin yapımcılığıyla 5 milyon TL bütçeye sahip film Uğur Yücel, Kenan İmirzalıoğlu, Nejat İşler, Berrak Tüzünataç ve Ceyda Düvenci’den oluşan kadrosuyla da seyircinin iştahını kabartıyor. Film, 22 Ocak 2010′da vizyona giriyor.
Saat gecenin ikisi. Trafiğe kapatılmış Galata Köprüsü’nde bir hareketlilik. Vinçler, arabalar, kamyonetler… Özel üretim yüzlerce koli birbiri ardınca dizilmiş. Ve köprü, kollarını havaya doğru kaldırıyor. Biraz sonra da Eminönü tarafından gelen sarı bir taksi, açılan köprünün üzerinden karşı tarafa uçuyor. Hepsi, bir filmin beyazperdeye 10 saniyeliğine yansıyacak bir sahnesi için.
Evet, Ejder Kapanı filminin setinden bahsediyoruz. Uğur Yücel’in yönettiği film, yeni sezonun en çok merak edilen yapımlarından. Film; Uğur Yücel, Kenan İmirzalıoğlu, Nejat İşler, Berrak Tüzünataç ve Ceyda Düvenci’li kadrosuyla seyircinin beklentilerini yükseltiyor. Üstelik 5 milyon TL’lik bütçeyi göze alan Erol Avcı’nın (TMC) yapımcılığı da ümitleri artırıyor. Polisiye-gerilim tarzındaki filmin konusu da ilgi çekici: İstanbul’da, kurbanların hepsinin de aftan yararlanıp çıkan sübyancılar olduğu bir cinayetler zinciri başlar. Hemen öncesinde, Güneydoğu’da askerliğini yapan Ensar’ın (Nejat İşler) 12 yaşındaki kız kardeşine tecavüz edilir. Sonrasında Ensar ortadan kaybolur. Cinayetler ortaya çıkınca şüpheler Ensar üzerine yoğunlaşır. Cinayet masasından müdür yardımcısı Abbas (Uğur Yücel) ve başkomiser ‘Akrep’ Celal (İmirzalıoğlu), soruşturmayı üstlenir. Katil çok zeki ve hızlı hareket etmektedir. Üstelik halk, suçluları cezalandırdığı için katili desteklemektedir.
Girişte anlattığımız sahne hazırlıklarıyla birlikte dört-beş saat. Yönetmen Uğur Yücel, aksiyon sahnelerinde en iyisini yakalamak ve ‘garibanlıktan’ uzak durmak için ünlü Fransız ekip ‘CineCascade’ ile çalışmış. 15 Haziran’da çekimlerine başlanan filmin 7. haftasına rastlayan ‘köprüden uçma’ sahnesi de dâhil olmak üzere filmdeki pek çok arabalı aksiyon sahnesine imza atan ekibin filmografisi geniş. Ronin, Transformers 2, The Bourne Identity, Taxi ekibin yer aldığı filmlerden bazıları. Yücel’in ifadesiyle, ‘adamlar çok iyi cambazlık yapıyor’. Saatler süren hazırlıklar, aynı anda birkaç kamerayla yapılan çekimlere rağmen Yücel, “Aksiyon adına her şeye açıklar. Tam benim istediğim gibi, en iyisine ulaşmak için hiç çekinmiyorlar.” diye anlatıyor Jean-Claude Lagniez’in Cinecascade ekibini.
‘Kenan’ın açlığı kimsede yok’
Set öncesi Karaköy Lokantası’nda basın mensuplarıyla bir araya gelen film ekibi, gayet neşeli. Çekimler için son haftaya girildiğinden belki de herkes rahatlamış. Üç dakikalık kamera arkası görüntüleri seyredince anlıyoruz ki, çekimler zorlu ve keyifli geçmiş. Bir yerde, Nejat İşler’i camları kırarak pencereden içeri dalarken görünce, ‘Acaba kendisi mi atladı.’ merakıyla gözler oyuncuya çevriliyor. Araya giren Kenan İmirzalıoğlu, “Evet, orada Nejat’ın kendisi atladı?” deyip merakları hepten gideriyor. Yemekli toplantıda Uğur Yücel’in keyfine diyecek yoktu doğrusu. Filmin bütün yükünü omuzlarından atmış gibiydi. Yazı Tura’dan sonra bir kez daha buluştuğu Kenan İmirzalıoğlu’na da -klasik deyişle- övgüler yağdırdı: “Kenan’da başka hiçbir oyuncuda göremeyeceğiniz bir oyuncu açlığı var. Öğrenmeye, kendini geliştirmeye çok açık. Asla ‘ben artık oldum’ demiyor. Bu çok önemli bir özellik.” Yücel, cast seçimi için de, “Ben cast’ı yaparken sevdiklerimle çalışmak isterim elbette. Ama mesele sadece bu değil. Kenan çok dürüst, oyuncu olarak da insan olarak da. Seçilen oyuncular da öyle.” diyor. Yücel’in iltifatlarını sessiz ve mahcup bir edayla dinleyen Kenan, adeta yönetmenini doğrulayan cümleler kuruyor: “Ben oyunculuktaki öğrenme açlığımı ve merakımı, Uğur ağabeyle çalışırken fazlasıyla gideriyorum. ‘Burası kolay’ dediğim birçok yerde bana çok yeni ve farklı yollar açmıştır.”
Sürprizlere hazır olun!
Sohbet koyulaştıkça filmin kilit noktalarına geliyor sıra. En çok merak edilen soru: “Katil kim, yoksa Nejat İşler mi?” Yumurta’daki gibi halim-selim rolleri başarıyla canlandırsa da, kendisine en çok Barda filmindeki gibi ‘psikopat’ roller yakıştırılan İşler, biraz sitem ve şakayla karışık “Hep benim üzerime kalıyor zaten!” cevabını veriyor. Uğur Yücel ise, “Şüpheler bir yöne toplanıyor, ama katil belli değil. Sürprizlere hazır olun, çünkü final şaşırtacak.” sözüyle çözdüğümüzü sandığımız senaryoya bir düğüm daha atıyor. Anlaşılan film, kadrosu ve prodüksiyonu kadar girift senaryosu ve finaliyle de seyirciyi heyecanlandıracak. Filmin ‘adalet’ kavramı üzerine düşündüğünü söylüyor Yücel. Adaletin sağlanamadığı bir yerde, hukukun dışında adalet arayan bir katilin, halk tarafından destek bulması ise filmin gündeme getirmeye çalıştığı ayrı bir konu.
Filmin sürprizlerini yazıp heyecanı kaçırmadan burada noktalayalım. Kadrosu, hikâyesi, yapımıyla sezonun en çok merak edilen filmi Ejder Kapanı, haftaya tamamlanıyor. 22 Ocak 2010′da da Türkiye ve Avrupa’da yaklaşık 300 kopyayla sinemalarda olacak.
***
FİLMİN, ADALETLE İLGİLİ DERDİ VAR
Karaköy Lokantası’nda otururken, kâh yemek masasında kâh balkonda ‘yakaladığımız’ Uğur Yücel ve Kenan İmirzalıoğlu’na sorular sorduk. Ortam da rahat olunca önce Yücel sonra İmirzalıoğlu, hava almak için çıktıkları balkonda açıldıkça açıldı. Uğur Yücel’in polisiye ‘tutkusundan’, İmirzalıoğlu’nun askerliğine kadar ilginç ayrıntıları da yazmamak olmazdı doğrusu.
UĞUR YÜCEL
‘Ben öykücüyüm aslında’
Sizin hikâyeleriniz vardı Uğur Bey, ne zaman çıkıyor onlar?
Evet, onları basamadık bir türlü. Ben öykücüyüm esasen. Bu saatten sonra oyunculukta da yönetmenlikte de gözüm yok. Bir köşeye çekilip yazmak istiyorum, ama bir türlü olmuyor. Vaktiyle sıkıntılar yaşadık. Şimdi iyi, toparlıyoruz. Canım Ailem devam edecek. Seneye de iki film çekmeyi düşünüyorum.
Polisiye tutkusu nereden geliyor?
Aslında hiç ilgilenmem. Ama nedense Karanlıkta Koşanlar, Alacakaranlık, Hırsız Polis dizilerinden sonra şimdi de Ejder Kapanı. Bilenler bilir; spora biraz ilgim vardır. İnanır mısınız, polisiyeden o kadar bile anlamam! Fakat bir noktadan sonra, kendimi kasmayı bıraktım. Aman şunu yapma, aman bu işten uzak dur diye diye rahat hareket edemez oldum. Bundan sonra istediğim işleri yapacağım.
Ejder Kapanı, hukuk dışı yollarla adalet arayanlarla kurbanlar arasında taraf tutuyor mu?
Hayır, taraf tutmuyoruz. Ama bu konuda sosyal bir yara var. Küçük çocuklara tecavüz, çok iğrenç bir şey. Bu konuda polislerle konuştuk. O kadar ilginç şeyler anlatıyorlar ki. Mesela bir tanesinin kucağına tecavüze uğramış küçük bir çocuğu vermişler. Düşünebiliyor musun? Onları da anlamaya çalıştık. Bir toplumsal yarayı deşelim diye yola çıkmadık. Ama filmin gösterime girdikten sonra ciddi tartışmalara sebep olacağını düşünüyorum.
Hayatımın Kadınısın’dan sonra Ejder Kapanı’nda da Ceyda Düvenci’nin canlandırdığı bir pavyon şarkıcısına âşık oluyorsunuz…
Evet, pavyon şarkıcılarını severim. Çok eskiye dayanan bir hikâyesi var bende. Gençliğimde Beyoğlu’nda devrimcilik oynarken akşamları da pavyona giderdik. Oradan kalma.
KENAN İMİRZALIOĞLU
‘Kaçırdığım bir proje yok’
Askerlik nasıl geçti? Nöbet tuttunuz mu?
Tabii canım. Nöbetten kaçış yok. Herkes tutuyor.
Zayıflamışsınız; film yıprattı mı biraz?
Aslında pek yıpranmadık. Çekim şartları iyiydi. Biraz zayıfladım sadece.
Filmde Güneydoğu kökenli bir polisi canlandırıyorsunuz. Zorlandınız mı?
Zorlanmadım desem yalan olur. İlk başlarda çok zordu. Oralarda doğup büyümediğim için konuşması, şivesi alışmak zaman aldı. Klasik olmasını da istemiyordum. Kızdığımda, sevindiğimde vereceğim tepkileri ayarlamak gerekiyordu.
Alain Delon’vari bir ışıltı ve yüz var sizde. Ama bir türlü o patlamayı göremedik. Sanki hep ‘güvenli’ projelerde yer alıyor gibisiniz…
Her projede yer almıyorum, doğrudur. Ama bana ‘ya şu filmi kaçırmasaydın’ diyebileceğiniz beş proje sayabilir misiniz? Yani çok iyi projeler oldu da ben mi reddettim? Bana diyorlar ki, “Seni hep böyle sert adam rollerinde mi göreceğiz? Ne zaman komedide oynayacaksın?” Çılgın Dersane’de mi oynayayım?
Oynadığınız karakterler size neler kattı?
Artık insanları daha iyi anlayabiliyorum. Önceleri, Doğan görünümlü Şahin’iyle müziğin sesini açıp gezenleri görünce kızardım. Ama o adamın da belki Cevher (Yazı Tura’da canlandırdığı karakter) gibi bir derdi var. Artık kızmıyorum. Bu film için polislerle konuşuyoruz. Adamın eline tecavüze uğramış 4 yaşındaki çocuğu veriyorlar. Ve şimdi sen öyle bir davaya bakıyorsun. Bazen dengesi bozuluyor. Anlıyorum elbette, ama bu adaleti sağlamak için hukuk dışına çıkanlara hak vermemi gerektirmez.
Ejder Kapanı’ndan sonra sırada ne var?
Yaklaşık on gün sonra Ezel adlı bir diziye başlıyoruz. Cansu Dere’yle beraber oynayacağız. Yandım Ali’nin de ikincisi vardı, ama sürekli bir sorun çıkıyor.